Oluşumuz ölüşümüze, ölüşümüz oluşumuza işarettir
Enver NUGAY

Makaleler - Enver NUGAY

ZAKKUMUN KÖKÜ NEREDE? (12.07.2011)
“Giderdim gönlümden kini
Kini olanın yoktur dini”
Yunus Emre

Ulaşmak istediğimiz, uğrunda ömrümüzü ve bir çok şeyi feda ettiğimiz amaçlarımız vardır. Bu amaçların bizlere verdiği heyecanlar bizim için motor güç olur çoğu zaman. Amaçlarımızın gerçekleşmesi için göze aldığımız şeyler bazen amaçlarımızdan bile değerli ya da önemli olabilir. Yani dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olduğumuz da olur. Hayat boyu devam eden bu süreç sonunda elimizde ve avucumuzda kalanlar bizi mutlu ve tatmin de etmemiş olabilir. Ne çare ki artık geriye dönmek mümkün değildir. Bırakın beş yıl öncesine gitmeyi beş dakika öncesine bile dönmek imkansızdır. Bundan dolayı bir çok bilge yaşamlarına yön verirken “keşke” demek zorunda kalmamak adına çok dikkatli ve titiz olmuşlar ve davranmışlar. Düşünsenize bir kere, keşke demeden yaşamak nasıl bir şey. Hayatınıza tamamen doğruların ve güzelliklerin egemen olduğu bir hal ve sizi pişman olmaya götürecek hiç bir şeyi istememe gücünü sürekli sergileyebilmek. Multi disiplinel bir yaşam sürecini oluşturmaktan başka bir mana taşımayan bu hal aklı başında her insanın göz dikmesi gereken bir hal olmalıdır.
Benim bu yazımda vurgusunu yapmaya çalışacağım şey ise; bu yaşam sürecinde karşımıza çıkan bazı engelleri ve onların nedenlerini anlamamızı engelleyen ve göremediğimiz şeylere ilişkin olacak. Hayat organizasyonun kudretli padişahı olan büyük GÜÇ öylesine sırlı bir sistem yaratmış ki insanoğlunun bunu anlaması bazen bir ömür alıyor bazen ise bir ömür bile yetmeyebiliyor.
Her insan için tamamen o insana özel bir ilkeler bütünü işlemektedir. Yalnız her insan için ayrı bir işleyişin olması asla bir adaletsizlik anlamı taşımıyor. Zengin bir kimse ile yoksul bir kimsenin tabi olduğu yasalar farklı olabilir ama her ikisine karşı da sistem ve onun sahibi eşit davranır. Bunları anlamak bizleri bir çok konuda donanımlı kılacaktır. Ben sizlere bazı bağlantılardan bahsedeyim. Sizler de bu örneklerin sizlere vereceği ilhamlarla yeni ve size özel bazı noktaları keşfedin. Dolayısıyla yaşamınızı daha kolay anlayabildiğiniz bir süreç haline getirmenin avantajını yaşayın.
Mesela hayatı darlık içinde geçen bir insanın kendi hayatında bazı çözümlemelere gitmek adına şunlara dikkat etmesini öneririm.
- elektriği,suyu ve zamanı dikkatli kullanıyor musunuz? Kullandığınız odadan birkaç dakikalığına ayrılırken bile lambaları söndürün. Dişinizi fırçalarken ya da traş olurken çeşme boşu boşuna akmasın. Bunu yaptığınızda, sizin hayatınızı kolaylaştıran enerji ve nimetlerin değerini fark etmiş ve bir nebze değerini teslim etmiş olursunuz.Ömür sermayenizin kıymetini bildiğinizi zamanınızı israf etmeyerek göstermelisiniz. Elinizi yüzünüzü yıkarken deniz kenarında deniz suyu kullanıyorsanız bile israf etmeyecek kadar güçlü bir tutum sergilerseniz yaşamınızda fark edilir bir bolluk gözükmeye başlayacaktır.
Durup dururken bazı ilgisiz engellerle karşılaşanlara ise şunları tavsiye ederim. 
-kendileri hakkında çok şey bilmediğiniz kişilerle ilgili yargı ve hükümlerde bulunmayın içinizden bile olsa onlar hakkında olumsuz bir şey DÜŞÜNMEYİN!. Bu davranış ise sistemin ve onun sahibinin size esneklikle yaklaşmasını sağlayacaktır. Bu tür içsel olumsuz konuşmalar kendi kendinize bazı içsel bloklar oluşturmanıza neden olacaktır. Bu da yansıma yasasından dolayı karşınıza engeller çıkmasına neden olacaktır.
Kendi içinde barışı sağlayamayan, içi huzur ve esenlik olmayan bir kimsenin yaşamı da bundan uzak kalacaktır. Unutmayın, dışınızdaki engeller ve darlığın kökleri içinizdedir. 

Enver@enderunhayat.com 04.07.2009 Hizmet Gazetesi

Tarih : 03.11.2009

Etkinlik ve Eğitim Takvimi

Değişimin Nurlu Anahtarı - DNA

Yaratıcı gücün bedensel varlığımızı bin bir nakış, yüz binler sanat ve milyarlarca şifre ile yaratmış olduğu artık kimse için bir sır değildir. İnsan bedeni öylesine gizemli ve sırlı bir kitap olarak yazılmıştır ki, bugün o sırların keşfedilebilmesi gibi bir imkan ile karşı karşıya bulunmaktayız. Genlerimizin bu süreçte nasıl ve neyden etkilendiğini bilmek elbette hayatımızı kolaylaştıracaktır. DNA-Değişimin Nurlu Anahtarı programı özgün ve mistik içeriği ile bize bu yolu ve bu yolda yol almanın kodlarını sunmaktadır.

inceleyin
Yaşamın Gizli Mimarı - Bilinçaltı

İnsanın yapması gereken en önemli şey, kendisine bu muhteşem krediyi açan ve ihsanda bulunan Yaradan’ının sistemi nasıl çalışıyor anlamak ve yararlanmak. Zaten dikkatli bir şekilde baktığınızda tarihteki inanılmaz tüm icat, keşif ve buluşların hikayelerinde mucize diye adlandırılan detaylar vardır. İşte bu, bilinçaltının gücünü devreye sokabilmiş insanların yaşamış olduğu kolaylık ya da mazhar oldukları ihsan olarak değerlendirilebilir.

inceleyin
Kuantum Niyet & Kuantum Şifa

İnsan bedensel yolculuk yapan bir ruhtur. Aslı ruh olan insanın aslında tüm problemleri en başta kendisini yanlış tanımasından ve yanlış tanımlamasından kaynaklanmaktadır. Zaten tüm yanlışlar başlangıçlarla ilgilidir. Kendini bir beden olarak gören insanın dış dünya ile tüm bağı ve ilişkisi bedensel bir içerikle sınırlı kalmaya mahkum olmaktadır

inceleyin
DKD Gelişim Programı

Bu program, DKD-Temel eğitimi ile kazanılan farkındalık ve donanımların karakterimizde yerleşik hale gelmesi, neredeyse tüm reflekslerimizin bu farkındalık seviyesiyle oluşması ve en mühimi 7/24 sürekli derin farkındalık halinin devam ederek hep öğrenmek, hep fark etmek ve akış ve kabul dengesini daim tutmamızı sağlamayı hedeflemektedir.

inceleyin
KUANTUM DÜŞÜNCE KUR’AN-TUM YORUM

Newton ile temelleri atılan mekanik fizik kuramı, evreni mekanik ve kütlesel bir sistem olarak algılama esası üzerine dayanıyordu. Ağırlık, kütle, yerçekimi ve optik yasaları keşfeden Newton’un mekanik fizik anlayışı daha sonra hem felsefi olarak yaşamsal bir karşılık hem de teknolojik olarak endüstri devriminin oluşmasıyla karşılık bulmuştur.

inceleyin
Bin ben vardır bende benden içeri

Neden hayatımızın en büyük sorunu “istikrarsızlık”tır. Neden defalarca karar değiştirir ya da aldığımız kararları bir türlü uygulayamayız. Ya da neden bazen kendimizi tanıyamayız. Verdiğimiz sözler neden bazen önemini kaybeder. Hayatımızın en önemli şeyi ya da vazgeçilmezimiz olan kişi/lerden nasıl olur da bir anda vazgeçeriz. Neden bazen en yakınlarımızdan “artık seni tanıyamıyorum” benzeri sözler işitiriz.

inceleyin